8 Mayıs 2015 Cuma

Hamileliğim ve #anneolmak

Merhaba,
Bu sefer farklı bir yazıyla karşınızdayım. Özellikle, anne adayların merakla okuyabileceği hamilelik hikayemi anlatmak istiyorum sizlere. Evet, 6 yaşında bir kız annesiyim ve kızım benim en değerli varlığım. Nasıl dünya'ya geldiğini hala dün gibi hatırlıyorum.
Görsel internet'ten alıntıdır
Her çeşit meyveyi severim ama yaz sıcağında günde 2 kilo nektarin daha lezzetli geliyordu bana. Karpuzun tadı bambaşkaydı. Fakat yorgun halim ve gecikmem beni endişelendirmeye başladı. Endişeli halimi eşim de fark etmeye başladı. Pazar günü sabah erkenden "birazdan geliyorum" diyerek çıktı evden. Bir saat geçmeden, elinde poşet ile döndü. Poşetten gebelik testi çıkarıp, "düşüneceğimize öğrenelim" dedi. Bir kaç dakika hiç bu kadar uzun gelmemişti bana. İkinci çizgi ise hemen belli etti kendini. O an, tam neler hissetiğimi anlayamıyordum. Korku, endişe, sevinç...Çocuk büyük sorumluluk ve sanırım, bu sorumluluğu taşıyamayacağımı düşünüyordum.
Tabi, araştırarak iyi bir doktor buldum ve randevu aldım. Muayenede 4 haftalık gebeliğim kesinleşti. Şansıma dr.Demet hanım çok tatlıydı ve benimle çok iyi ilgilendi. Her ay düzenli kontrollerimi de ihmal etmedim. Hatta her muayenede öncesi çok heycanlanıyordum bebeğimle görüşeceğim diye. Muayenin ince ayrıntılarını anlatmasam da olur, değil mi?! O anlar çok özel ve çok duygusal.
İlk 3 ay benim için çok zor geçti, desem yeridir. Sürekli mide bulantıları ve yorgunluk beni hiç yalnız bırakmadılar. Ofisin her yerinde istifra etsem de, arkadaşlar bana hep destek oldular. Uzun zamandır evde yemek yapamıyordum, çünkü midem kalkıyordu ve kötüleşiyordum. Fazlasıyla zorlansam da, 4.ayında sonra hamileliğim tadını çıkarmaya başlamıştım. Hamileliğim boyunca fazlasıyla sinirli ve dugusaldım. Ah, o hormonlar!
Sağlıklı doğsun da, cinsiyeti önemli değil derler. Tabi ki, sağlığı her şey den önemli  ama kim merak etmez ki bebeğin cinsiyetini. Acaba, tatlı mı tatlı kız mı olur, yoksa yakışıklı bir erkek mi... Eşim son ana kadar erkek bekliyordu, bana fazla belli etmese de. Hamileliğim 4.ayında bebeğimin erkek olduğunu söylediler. Eşim o kadar içten gülümseyip "erkek mi?" diye sordu. Ben ise en baştan beri kızım olacağını hissediyordum ve doktora "benim kızım olacak, yanlışınız var" dedim.Yanılmış olamam herhalde ve 6.ayında bir kızım olacağını kesinleşti, renkli doppler sayesinde. Renkli doppler o kadar farklı bir şey ki, o an tam anlamıyla bebeğimin kalp atışları duymuştum ve sanırım, bu dünyanın en harika anıydı.
Hamileliğim boyunca meyveyi ve sebzeyi hep mevsimine canım çekerdi. Mesela, gece saat 12.00 değişik bir şeyi aşermiyordum (ah! yanarım, yanarım ona yanarım). Günde 2 kilo elma yediğim de doğru. Hatta ilk aylarda öğün yerine yine elma yiyordum. Hamileliğim boyunca canım ne çekerse onu yerdim ve dolaysıyla 20 kilo almıştım. Çokta takmıyordum, çünkü hiç bir şeyden kendimi kısmadım.
Doğum yapana kadar hep yürüdüm ve çok fazla gezdim. Eşim hep "sen yolda doğurursun" derdi. Çokta haksız olduğunu söyleyemem. Vucüduma çok iyi bakmadım, ne yazık ki. İlk günden itibaren karnıma ve yanlarıma vazelin ve bebek yağı dönüşümlü olarak her gün uyguluyordum. Zaman geçtikçe ve kilo alınca her yerim kaşınmaya başlamıştı, özellikle bacaklarım. Yaptığım hata ise, en baştan beri bacaklarımı unutmaktı! Kaşınmaya başlayınca vazelin/bebek yağı sürmeye başladım sadece. Sonuç ise karnımda yok denecek kadar az çatlak var, fakat bacaklarımın her tarafı çatlaklarla dolu. Yine de hiç biri önemli değil benim için.
Unutmadığım olay ise: 3.ayındayım, ofisteyim ve misafirler geldiler Yurt dışından. Yan odada oturuyorlardı ve yemek yiyorlardı. Hiç unutmam, karışık pide söylemişlerdi ve benim canım o kadar çekmişti ki. Sinirden ağlamaya başladım. Arkadaşlar durumu fark edip sipariş ettiler ama o pide gelene kadar artık isteğim kalmadı. O en kötü andı...
Çok farklı bir hamilelik dönemi geçirmedim. Baby Shower partim da olmadı, keşke o zamanlar bu kadar yaygın olsaydı bu partiler. Bebeğime 4.ayından sonra kıyafet ve ihtiyaçlarımızı almaya başladım, "çok erken daha, ne olur ne olmaz" etrafımdakilerin demelerine rağmen. İlk kıyafetlerimiz sarı ve yeşil renklerdeydi, cinsiyeti erkekti ya :) Tam anlamıyla ise 6.ayından sonra beşik, bebek arabası ve diğer eksikler alınmaya başlandı.
Baştan beri kendimi normal doğuma hazırladım. Bu konuyla ilgili bir çok bilgi edindim internet'ten ve kitaplardan. Her zaman hazırlıklı olmak iyidir.
Anlatacak daha çok şey olsa da, kızım nasıl dünya'ya geldiğini artık başka bir yazımda anlatırım.
Kendinize güzel bakın.
Sevgiler,



 

2 yorum :

  1. Takipteyim bana da beklerim
    http://meleginhediyeleri.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil